MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Petrol Kaçakçılığı
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün tefhim edildiği oturumda hazır bulunan sanığa, son sözü sorulmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak 5271 sayılı CMK.nun 216/3. maddesine muhalefet edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıka kaydı olmayan ve ele geçen eşyaya ilişkin ...'nce kamu zararı olarak belirlenen miktarın sanık tarafından 24.01.2011 tarihli makbuzla ödenmesi de gözetildiğinde, kamu zararının ödenmediğinden bahisle yasal olmayan gerekçe ile CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5327 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinde yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinin 4. ve 9. ve yine 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile 3. ve 8. fıkralarındaki değişiklikler ve 10. fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması göz önüne alındığında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin belirtilmesi,
3-Davadan haberdar olduğu halde usule uygun dilekçe vererek katılan sıfatı almamış ...'nün davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
4-Sanıktan tahsiline hükmolunan yargılama giderinin hazineye irad kaydına kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2017 günü oybirliği ile karar verildi.