MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Suça sürüklenen çocuk ...’in temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk ...'in eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, TCK’nun 66/2. maddesi gereğince bu sürenin 5 yıl 4 aya düştüğü gözetilerek, zamanaşımını kesen mahkumiyet hükmünün kurulduğu 16.01.2014 tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı tamamlanmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık ...’in temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, söz konusu şirketin ortaklığından ayrıldığını, suça konu akaryakıtın kendisine ait olmadığını, petrol istasyonunda bulunan oğlu ...'in sürtüşme yaşanmaması amacıyla çağırması üzerine olay yerine geldiğini ve atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi, bu savunmasının diğer sanık ... tarafından da doğrulanması 17.04.2012 tarihli olay tutanağına göre, sanık ...’in suça konu akaryakıtın ele geçtiği petrol istasyonuna sonradan geldiğinin anlaşılması, 2009 yılında şirket ortaklığından ayrıldığının sabit olması ve dosya kapsamına göre, sanık ...’in mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık ...’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Sanıklar ... ile ...’in temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede ise;
Sanıklar ... ile ... hakkında ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulan ilk eylemin suç tarihinin 20.02.2012, ikinci eylemin suç tarihinin 17.04.2012 olduğu, her iki eylemin 26.07.2012 tarihli iddianame ile kamu davasına konu edildiği, yerel mahkemece sanıklar hakkında her iki eylem için ayrı ayrı cezaya hükmedilmiş ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararı uyarınca, sanıkların tek suç işleme kararı kapsamında kısa aralıkla iki kez 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi ve fıkrasında düzenlenen suçu işledikleri, hukuki kesintinin iddianame düzenlenmesiyle gerçekleşmesi, işlemiş olduğu suçtan dolayı henüz hakkında iddianame düzenlenmeden, aynı suç işleme kararıyla hukuki kesinti gerçekleşmeden yeniden suç işleyen sanıklar hakkında TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yerine, her bir eylemi ayrı suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini;
Yasaya aykırı, sanıklar ... ile ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 12.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy