MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I)Sanık ... müdafinin temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
1.Sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken TCK'nun 50/1-a bendinin gösterilmesi gerekirken TCK'nun 50. maddesinin gösterilmesi ve aynı fıkrada gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2.Gün adli para cezasının para cezasına çevrilmesi sırasında TCK'nun 52/2.maddesinin gösterilmesi gerekirken TCK'nun 52.maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3.Dava konusu kaçak cep telefonlarının 5607 sayılı Kanunun 13/1.maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4.maddesi gereğince müsaderesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
4.Katılan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilirken sanıklardan ''eşit olarak'' tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca,
1.Hükmün sanık hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin kısımda yer alan ''TCK'nun 50'' ibaresinin çıkartılarak ''TCK'nun 50/1-a'' ibaresinin eklenmesi, aynı paragrafta yer alan ''bir günü takdiren'' ibaresinden önce gelmek üzere ''TCK'nun 52/2'' ibaresinin eklenmesi,
2.Hükmün gün adli para cezasının para cezasına çevrilmesine ilişkin kısmında yer alan ''TCK'nun 52.maddesi'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere ''TCK'nun 52/2.maddesi'' ibaresinin eklenmesi,
3.Hükmün müsadereye ilişkin kısmında yer alan ''TCK'nun 54.maddesi'' ibaresinin yerine gelmek üzere ''5607 sayılı Kanunun 13/1.maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi'' ibaresinin eklenmesi,
4.Hükmün Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında ''sanıklardan'' ibaresinden sonra gelmek üzere ''eşit olarak'' ibaresinin eklenmesi ile sair hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II)Sanık ...'nun temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu iş bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 01.11.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 26.12.2013 olduğu,
Sanığın Dairemizin 2015/19962 Esas sayısında kayıtlı olup 02.07.2018 tarihinde reddedilmek suretiyle kesinleşen Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/810 Esas – 2014/105 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.11.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 13.12.2013 olduğu anlaşılmakla ;
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık ...'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 05.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.