MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık ... hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında hükümlülük, müsadere, sanık ... hakkında erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz istemine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) O yer Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemine göre yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre o yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III) Sanık ...’in temyiz istemine göre yapılan incelemede;
Sanığın savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ettiği ve zarar taksitlendirilirse ödeyebileceğini beyan ettiği gözetilmekle, kamu zararından haberdar olmayan sanığa dosya içerisinde kaçak eşyaya mahsus tespit varakası da bulunmadığı nazara alınarak, kamu zararı tespit edilip bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken sanığın taksitlendirme talebi tartışılmadan “ sanığın zararı gidermediğinden ” bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine objektif koşullar bakımından engel sabıkası bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
1. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Davaya konu kaçak akaryakıt ve motopomp cihazının 5015 sayılı Kanunun ek 5/1-son maddesi uyarınca müsaderesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince,
1. Hükümden TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi,
2. Hükmün müsadereye ilişkin bendinden “TCK. 54/1” ifadesinin çıkartılarak yerine “5015 sayılı Yasanın ek 5/1-son maddesi ” ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV) Sanık ...’nın temyiz istemine göre yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan sanığın yakalamayla alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiği ve kamunun zararı oluşmuşsa ödeyebileceğini beyan ettiği gözetilmekle, karar yerinde 5271 sayılı CMK'nun 231/6-(b) bendinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin bir değerlendirmede yapılmadığı nazara alınarak; dava konusu 500 litre kaçak ve ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt için kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlettirilmesinin ardından tespit edilecek gümrük vergi miktarının sanığa kamu zararı olarak bildirilmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kamu zararının ödenmemesi nedeniyle başka gerekçe de gösterilmeden ve diğer objektif ve sübjektif değerlendirmeler yapılmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
Kabule göre ise;
1. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin sanığa ihtarına karar verilirken sevk maddesi olan TCK'nun 51/7. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. TCK'nun 51/8. maddesi uyarınca sanığın denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde ertelenmiş bulunan hapis cezasının infaz edilmiş sayılacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.