MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 12/02/2010 tarihinde ödeme şartına bağlı HAGB kararı verildiği, 04/02/2009 suç tarihi ve ele geçen eşyanın 778 paket puro olduğu dikkate alınarak sanığa atılı eylemin 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; 4733 sayılı Kanun uyarınca suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan TAPDK’nin aşamalardan haberdar olmadığı, sanık hakkındaki hükmün TAPDK vekiline tebliğ edilmeden 24/03/2010 tarihinde kesinleştirildiği, 12/02/2010 tarihli hükme yönelik TAPDK’nin itiraz hakkı bulunduğundan anılan kuruma tebliğ edilmeyen hükmün henüz kesinleşmediği ve infaz yönüyle zamanaşımını durdurmadığı, mahkemece hükmün açıklanmasına dair 04/11/2011 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu, zamanaşımını kesen en son işlemin 09/10/2009 tarihli mahkeme huzurunda savunma alma işlemi olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 09/10/2009 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem yapılmadığından temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olmakla o yer görüldü savcısının temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak puroların 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, talep halinde sanık tarafından yatırılan paranın iadesine 14/11/2019 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 12.02.2010 tarihli kararın suç tarihi itibariyle suçtan zarar gören ve yokluğunda karar verilen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na gerekçeli karar tebliğ edilmeden 24.03.2010 tarihinde kesinleştirildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 12.02.2010 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile süresi içerisinde sanığın zararın ödenmesi koşulunu yerine getirmediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin 04.11.2011 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar niteliğinde olmaması ve bu nedenle de zamanaşımının ancak itiraz merciince değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), 12.02.2010 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle temyizi mümkün olmayan 04.11.2011 tarihli kararının bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 14.11.2019