MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1.CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığın talimatla alınan savunmasında, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini beyan ettiği ve talimatta ödenmesi gereken zarar miktarını bildirir KEMT varakası bulunmadığı da nazara alınarak, kaçakçılık suçlarında yasal olmayan yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alım satıma konu edilen eşyanın, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan miktarın kamu zararı olduğu ve bu zararın ödenmesi için süre verilerek sonucuna göre gerektiğinde CMK'nun 231/9. maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, "Sanığın kurumun uğramış olduğu maddi zararı vermediği anlaşıldığından hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal imkan ve takdiren yer olmadığına" şeklindeki hatalı ve yasal olmayan gerekçelerle 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2.5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre ertelemeye engel sabıkası olmayan ve talimatla savunması alınan sanığın tutanaklara yansıyan olumsuz bir davranışı olmamasına rağmen "Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, alt soyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.