MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere, iade
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE
II) Sanıklar ... ve ...'in haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizlerine yönelik yapılan incelemede;
1. Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62/2. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
3. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine uygulamada yeri bulunmayan 4733 sayılı Yasaya atıfta bulunulması,
4. Katılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu lehine vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine sanıklardan ayrı ayrı alınmak suretiyle katılan kuruma verilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince,
1. Takdiri indirim maddesinin uygulandığı hüküm fıkrasında "TCK.nun 62/2. maddesi'' ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine gelmek üzere ''TCK.nun 62/1 maddesi'' ibaresinin eklenmesi,
2. Hükümden TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine "24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," ifadesinin eklenmesi,
3. Hükümden sigaraların müsaderesine ilişkin bendin çıkartılarak yerine " Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine" ifadesinin eklenmesi,
4. Hükmün vekalet ücreti verilmesine ilişkin bendinde "ayrı ayrı" ibaresi çıkartılarak yerine "eşit oranda" ibaresinin eklenilmesi ve ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık ...'nun hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine göre yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.08.2010 iddianame düzenleme tarihinin 25.08.2010 olduğu,
UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre; 06.04.2013 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşen Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/632 Esas, 2013/309 Karar sayılı sayılı dosyasında suç tarihinin 23.07.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.08.2010 olduğu,
15.09.2011 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşen Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/105 Esas, 2011/425 Karar sayılı sayılı dosyasında suç tarihinin 05.01.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.01.2011 olduğu gözetilerek,
Anılan dosyalarda suç ve iddianame düzenleme tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından kesinleşen dosyalarla kanun yararına bozma yoluna gidilmesi ve bozulması halinde bu dosyalar yönünden de birleştirme kararı verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 11.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.