MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin sanık ... hakkındaki temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan, hapis cezasının ertelenmesi sırasında tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu şeklinde subjektif değerlendirme yapılan sanık ...'e Gümrük İdaresi'nce hesaplanan "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun zarar bildirimi yapılmaksızın ve mahallinde alınan savunmasında, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep edip etmediği sorulmadan zararın giderilmediğinden bahisle sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 2 ve 67. maddelerinde öngörülen olağanüstü zamanaşımının 6 yıl olduğu, suç tarihi 24/05/2010 olan eylemi itibarıyla dava zamanaşımı tamamlanmış olduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak akaryakıtın 24.06.2010 tarihli karar ile tasfiyesine karar verildiği anlaşılmakla tasfiye edilmiş olması halinde tasfiye bedelinin HAZİNEYE İRAT KAYDINA, tasfiye edilmemiş olması halinde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE, atlar için yatırılan teminatın İADESİNE,
IV) Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde ise;
UYAP'tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre suça sürüklenen çocuk ...'in hükümden önce, 25/05/2013 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.