MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.11.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.01.2011 olduğu,
UYAP sisteminden yapılan sorgulamada;
Temyiz edilmeksizin kesinleşen, Çınar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/37 Esas- 2014/123 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 30.07.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.01.2011 olduğu,
Temyiz edilmeden kesinleşen Ergani 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/127 Esas- 2014/152 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 30.09.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.06.2011 olduğu,
Sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanık hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen dosyaların getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması ve eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde, kesinleşen birden fazla dosya olduğundan 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunulması, ardından kesinleşen dosyaların kanun yararına bozulması halinde bu dosyaların da birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 18.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.