MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satmak
HÜKÜM : Sanık ... (Abdulmenaf) Turgut hakkında; beraat, sanık ... hakkında; hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan sıfatı kaldırılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. fıkrası kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Sanık ...'ın kendisi hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi ve eşyanın TCK'nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin de gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince,
1. Hükmün 2. paragrafındaki ''TCK nun .'' ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine gelmek üzere ''TCK'nun 62/1. maddesi'' ibaresinin eklenmesi,
2. Hükümden TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine "24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. Sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," ifadesinin eklenmesi,
3. Hükmün eşya müsaderesine ilişkin bölümünden ''4733 sk.nun 8/4 md.yol.ile TCK nun 54 md.'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere ''TCK'nun 54/4. maddesi' ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Nakil aracına yönelik incelemeye gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2011 tarihli ve 2011/119-162 Esas, Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, aleyhe değiştirme yasağı münhasıran cezalar ile ilgili olup, cezalarda, 5237 sayılı TCK'nun 45. maddesinde hapis ve adli para cezaları olarak sayıldığı cihetle, güvenlik tedbiri niteliğinde olan dava konusu nakil aracının müsaderesi ya da iadesine ilişkin hususlarda kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede;
Kaçak eşya naklinde kullanılan aracın sanığa ait olduğu, dava konusu kaçak eşyanın miktarı itibarıyla nakil aracı ile taşınmasının zorunlu olması, yine araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı TCK'nun 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde aracın iadesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.