MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ...'un temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezasının günlüğü 20,00 -TL'den paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2. Hükümde infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde doğrudan verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrilmesine karar verilmesi,
3. 24/11/2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal Kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
4. Dava konusu eşyanın müsaderesinin yanında tasfiyesine de hükmedilmesi,
5. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca,
1. Hükmün (3) numaralı paragrafından "TCK.nun 52. maddesi" ifadesinin çıkartılması yerine "TCK.nun 52/2." ifadesinin eklenmesi,
2. Hükümden ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin (7) numaralı paragrafının çıkartılması,
3. Hükümden TCK'nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendin çıkartılması, yerine “24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 531-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi,
4. Hükmün kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin (10) numaralı paragrafından ''4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi gereğince tasfiyesine,''ifadesinin çıkartılması,
5. Hükmün Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilen (11) numaralı paragrafının hükümden çıkartılması ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık ... 'ün temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Gıyabi kararın sanık ...'ün bilinen en son adresine tebliğ edilmesi, bu adrese çıkartılacak tebligatın iade edilmesi halinde ise 7201 sayılı Yasanın 21/2. maddesi uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken sanığın savunmasında bildirdiği adres yerine doğrudan MERNİS adresine yapılan 14.04.2014 tarihli tebligat usulsüz olduğundan, sanığın öğrenme üzerine yaptığı 14.10.2013 tarihli temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 02.05.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.06.2010 olduğu,
Sanık hakkında temyiz edilmeden kesinleşen... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 28/03/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 23/08/2010 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin TCK'nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.