MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak
HÜKÜM: Müsadere talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Bedelsiz İthalat Tebliği kapsamında ithal edilen araçlarla ilgili yapılan araştırma neticesinde, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 74 şüpheli hakkında tebliğdeki şartlara uymayan araçları sahte evraklarla ülkeye ithal etmek eylemleri nedeniyle 4926 sayılı Kanun uyarınca teşekkül halinde kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yürütülen soruşturma neticesinde 28.02.2008 tarihinde zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve bu karar Gümrük İdaresi vekilinin itirazının reddi ile 23.05.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Gümrük İdaresi vekilinin 09.10.2008 hakim havale tarihli dilekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen soruşturmaya konu araçların ya da değerinin müsaderesinin talep edilmesi üzerine talep değişik iş olarak kaydedilmek ve duruşma açılmak suretiyle temyize konu karar verilmiş ise de;
CMK’nun 256. maddesinde müsadere başvuru usulü “Müsadere kararı verilmesi gereken hallerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet Savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir.” şeklinde düzenlenmekle, inceleme konusu dosyada Cumhuriyet Savcısı tarafından müsadere için açılmış bir dava bulunmadığı, Gümrük İdaresi’nin talebi ile karar verildiği, usulüne uygun açılmış bir dava olması için Gümrük İdaresi’nin katılan sıfatına sahip olması gerektiği;
Katılma usulünün CMK’nun 237 ve 238. maddelerinde düzenlendiği ve buna göre katılan sıfatının alınmasının ancak kovuşturma aşamasında mümkün olduğu, anılan kaçakçılık olayı ile ilgili olarak usulüne uygun açılmış bir müsadere davası bulunmadığından, Gümrük İdaresi’nin katılan sıfatını alamayacağı ve CMK’nun 256. maddesi uyarınca müsadere talebinde bulunamayacağından, müsadere için açılan bir dava bulunmadığından verilen karar hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğundan temyiz incelemesine konu hüküm bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy