MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığın yakalama ile savunmasının alındığı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul ettiğini beyan ettiği fakat zarardan haberdar olmadığı cihetle, sanığa dava konusu eşyanın Gümrük İdaresi'nce hesaplanan "Eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı" olan 27.508TL 'nin kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve makul süre verilmek suretiyle ödeme için imkan tanınması ile sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken "Kamu zararının giderilmemiş olması" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3. Dava konusu eşyaların müsaderesine karar verilirken Yasa maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4. Suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresini katılan olarak kabul ederek lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sonuç cezada sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 04.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.