MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ...'ın Ziraat Bankası ...Şubesi Banka kredi servisinde çalıştığı, sanık ...'in ise anılan banka yakınında kahvehane işlettiği; Mudi ...'ın ihtiyaç kredisi çekmek için bankaya geldiği ve sanık ... tarafından işlemlerin yapıldığı; sanık ...'in ise mudi adına kredi sözleşmesini doldurduğu ve mudinin talebinden fazla kredi miktarı bölümünü doldurmak suretiyle mudiye kredi tahsisi yapıldığı ancak kredinin bir bölümünün mudinin bilgisi dışında sanık ... tarafından sanık ...'in hesabına aktarıldığı ve yine birleşen dosyada sanık ... tarafından benzer şekilde mudi ...adına kredi sözleşmesi doldurulup mudi bilgisi dışında sanık ... hesabına para aktarımı yapıldığı ve sanıkların eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle kamu davası açılıp hüküm tesis edilen somut olayda, sanıkların eyleminin 5411 sayılı Yasanın 160. maddesi kapsamında zimmet suçunu oluşturduğu cihetle;
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 162/1. maddesi "Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruçturma ve kovuşturma yapılması Kurum veya Fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir.
Yine aynı maddenin 162/1.fıkrası "İtibarın zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 04.12.2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır"
163/2. maddesi ve fıkrası ise "Kamu davası açılması halinde, iddianamenin bir örneği ilgisine göre Kuruma veya Fona tebliğ edilir" hükümlerini içermektedir.
Dosyanın yapılan incelemesinde müşteki bankanın hiç bir aşamada dosyadan haberdar olmadığı anlaşılmaktadır.
Sanıkların eyleminin 5411 sayılı Yasanın 160. maddesi kapsamındaki "Zimmet" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve anılan suçun soruşturma ve kovuşturulması ancak ilgili banka veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na yazılı başvuruda bulunulması şartına bağlanmış olup, bu şart muhakeme şartı niteliğindedir.
Bu itibarla, sanıklar hakkındaki soruşturmanın mudilerin dolandırıcılık suçundan yaptığı şikayet üzerine, nitelikli dolandırıcılık suçundan yapılarak kamu davası açıldığı, zimmet suçundan gerek banka gerekse kurum tarafından yazılı başvuruda bulunulmadığı, bu suretle gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında muhakeme şartı niteliğindeki "Yazılı Başvuru" şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; İlgili Banka ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun davadan haberdar edilmesi, başvurunun gerçekleşmesi halinde yargılamaya devam edilerek hüküm tesisi, aksi halde muhakeme şartının gerçekleşmemesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısının, sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 18.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy