(5237 S. K. m. 43) (YCGK. 08.04.2014 T. 2013/7-591 E. 2014/171 K.)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 2012/16 (E) - 2012/539 (K) sayılı ve 31/05/2012 tarihli ilamı Dairemizin 2013/17594 E. - 2014/9463 K. sayılı ve 12.05.2014 tarihli kararı ile; “Sanığa ait UYAP sisteminde kayıtlı bulunan dava dosyaları incelendiğinde, aynı nitelikte suça ilişkin olduğu anlaşılmakla, bu dosyalara ilişkin suç ve iddianame tanzim tarihleri nazara alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı belirlendikten sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,” nedeniyle bozularak, mahkemesine gönderilmiştir.
Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulup, sanığın dosyalarını getirtilip, incelenmiş, “Tüm bu kararlar incelendiğinde her olaydan sonra sanığın yakalandığı, hakkında işlem yapıldığı, eylemin kesildiği, dolayısıyla zincirleme suç durumunun bulunmadığı anlaşılmıştır.” gerekçesiyle TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerini uygulamamıştır.
Halbuki, TCK.nun 43. maddesinin uygulamasında, sanık hakkında iddianamenin düzenlenmesi ile kesinti başlar. Bu durum Mahkemece göz ardı edilmiştir.
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 24.10.2011 iddianame düzenleme tarihinin ise 21.12.2011 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/23703 Esas numarasında kayıtlı İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/705 E. - 2015/999 K. sayılı dosyasının, aynı Mahkemenin 2015/671 E. sayılı dosyası ile birleştirildiği, birleştirilen dosyada suç tarihinin 28.11.2011, iddianame düzenlenme tarihinin ise 23.12.2011 olduğu, birleşen dosyada ise suç tarihinin 15.11.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 29.12.2011 olduğu,
Anılan dosyada sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 28.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy