MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gümrük İdaresi vekili 09.10.2012 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiğinden sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri üzerine yapılan incelemede;
1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin 5607 sayılı Yasa'ya muhalefetten yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Açılan davanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin katılan olarak kabul edilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
3- Soruşturma aşamasında gümrük idaresi tarafından suça konu kaçak eşyanın cif değerinin 25.260 TL olarak belirlendiği, kovuşturma aşamasında ise gümrük müşaviri bilirkişi tarafından suça konu kaçak eşyanın cif değerinin 20.253 TL olduğunun tespit edildiği cihetle; mahkemece, CMK.nun 231 .maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığa, bilirkişi tarafından belirlenen Cif değer esas alınarak gümrük idaresince hesaplanacak "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken sanığın hazır bulunduğu 14.09.2012 tarihli celsede gümrük idaresince belirlenen Cif değer esas alınarak hesaplanan KEMT varakası okunmak suretiyle bildirim yapılıp kamu zararının giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- Hapisten çevrili adli para cezasının bir gün karşılığının 20 TL üzerinden hesaplanması sırasında uygulama maddesi olan TCK.'nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5- Gün adli para cezası, para cezasına çevrilirken, uygulama maddesi olan TCK'nun 52/2. maddesi yerine aynı kanunun 50/1- a maddesinin gösterilmesi,
6- Nakil aracının kayden maliki dinlenerek ve aracın iyi niyetli 3. kişiye ait olup olmadığı değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi yönünden bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.05.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy