5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...’in anılan Kanun’un 3/5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 80,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine, 1.500,00 Türk Lirası vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Gümrük İdaresine verilmesine dair Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2014 tarihli ve 2014/864 esas, 2014/1439 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.12.2015 gün ve 83887 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2016 gün ve KYB. 2015-424524 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15/09/2014 tarihli ve 2014/19795 esas, 2014/15365 sayılı ilamında, “...Atılı suçun niteliğine göre, suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen gümrük idaresi lehine vekalet ücreti hükmedilmesi...yasaya aykırı” şeklinde belirtildiği üzere, suçtan zarar gören sıfatı olmadığı halde Gümrük İdaresinin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç konusu ele geçen kaçak eşyanın cep telefonu olduğu anlaşılmakla;
Mahkemenin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16.03.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy