MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ...'ın temyiz talebinin incelemesinde;
1. Sanıklarda 14 adet parfüm ile 5 adet kol saati ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde hapis ve adli para cezasının alt sınırından uzaklaşılarak sanık hakkında fazla cezaya tayini,
2. Sanığın talimat mahkemesi tarafından alınan savunmasında, hükmün açılanmasının geri bırakılması talebinde bulunduğu ve bildirilen kamu zararını hükümden önce ödediği gözetilmeden CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanık hakkında, zararı gidermediği gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmesi,
3. Sanığın kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkraları uyarınca belli hakları kullanmaktan mahrumiyetine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Suça konu eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesi yerine, yanlış fıkra uygulanarak doğrudan TCK'nun 54/1. maddesi gereğince eşya müsaderesine karar verilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık ...'ın temyiz talebinin incelemesinde;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.09.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.03.2012 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.02.2013 tarih, ... sayısında kayıtlı 08.05.2013 tarihinde temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen dosyasında suç tarihinin 21.09.2011, iddianame düzenleme tarihinin 28.12.2011 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından kesinleşen dosyanın aslı yada onaylı örneğinin dosya arasında alınarak incelenmesi; eylemin TCK'nun 43. maddesi kapsamında kabulü halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 02.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.