MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Yasaya muhalefet, Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... hakkında; zimmet ve özel belgede sahtecilik suçları yönünden beraat, sanık ... hakkında; özel belgede sahtecilik suçu yönünden hükümlülük, HAGB, zimmet suçu yönünden hükümlülük, sanık ... hakkında; zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarından hükümlülük, iade
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I)Katılan banka vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan banka vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Katılan banka vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06/04/2010 tarih ve 2010/7-38 Esas, 2010/79 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5411 sayılı Bankacılık Yasasında zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan da ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, sahte belge tanzim etme fiilinin de zimmet suçunun unsuru olduğu gözetilerek sanıklar hakkında atılı suçtan hüküm kurulmasına yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan banka vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca,
Beraate ilişkin fıkradaki "ve özel belgede sahtecilik" ibaresinin çıkarılarak hükme bir paragraf halinde "5411 sayılı Bankacılık Yasasında zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan da ayrıca hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle "sanıklar hakkında Özel Belgede Sahtecilik suçundan Hüküm Kurulmasına Yer Olmadığına" ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III)Katılan banka vekilinin ve sanık ... müdafiinin sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/04/2010 tarih ve 2010/7-38 Esas, 2010/79 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5411 sayılı Bankacılık Yasasında zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan da ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, sahte belge tanzim etme fiilinin de zimmet suçunun unsuru olduğu gözetilerek sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulmasına yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;
Yasaya aykırı, katılan banka vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
IV)Katılan banka vekilinin ve sanıklar ... ile ... müdafiilerinin sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet,
Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişinin kullanılıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekilerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet,
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atılmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Bu bilgiler doğrultusunda, somut olayda heyetimizce tediye fişleri üzerinde yapılan incelemede; sanık ...'in mudi Ergün Yılmaz'a yönelik olan toplam 8 işlemdeki sahte olan imzaların sahte olduklarının ilk bakışta kolayca anlaşılmadığı bu anlamda iğfal kabiliyetlerinin bulunduğu anlaşıldığından; bu eylemlerin her iki sanık için 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesi kapsamında nitelikli zimmet olarak değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1.5411 sayılı Kanunun 160/1 maddesi'nin ''...6 yıldan on iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ...'' öngördüğü gözetilmeden sanıklar hakkında yalnızca hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,
2.Katılan bankanın 07/01/2010 tarihli yazısıyla sanık ... tarafından banka zararının 27.500,00 TL tutarındaki kısmının ödendiğinin, kalan kısmının ödenmediğinin belirtilmesi ve mahkemenin de bu yöndeki kabulü karşısında 5411 sayılı Yasanın 160/1. maddesinin son cümlesi uyarınca sanıkların ödenen miktar düşüldükten sonra kalan bankanın uğradığı zararı tazmine mahkum edilmemeleri,
3.Sanıklar hakkında sorumlu olacakları zimmet miktarı gözetilerek ödettirilmesine karar verilecek banka zararı üzerinden hesaplanacak nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, katılan banka vekilinin ve sanıklar ... ile ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy