MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ...'in ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki temyizine göre yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 207/1. maddesine muhalefet nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18.02.2015 tarihli kararı ile kaldırıldığı gözetilerek sanığın anılan eylemi ile ilgili mahkemesince her zaman karar verilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.03.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.11.2012 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2017/633 Esasına kayıtlı Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/394 Esas- 2014/414 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 30.03.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.05.2012 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2016/1241 Esasına kayıtlı Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/193 Esas- 2014/248 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 01.05.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.02.2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık ... ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
II) Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki temyizine göre yapılan incelemede;
1. 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığın talimatla alınan savunmasında kamu zararını gidermek istediğini beyan etmesi ve talimat ekinde KEMT varakası ya da kamu zararını belirten bir belge bulunmadığından kamu zararından haberdar olmadığı anlaşılmakla; dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamından oluşan kamu zararı olan 184.764,75 TL'nin sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken kamu zararının giderilmediğinden bahisle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,19.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.