MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya muhalefet ve Sahtecilik
HÜKÜM: Sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefetten idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına, sanıklar ... ve ... hakkında sahtecilik suçundan beraatlerine, sanıklar ... ve ... hakkında sahtecilik suçundan davanın mükerrer olması nedeniyle reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı vekilinin temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede;
Açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... hakkındaki resmi evrakta sahtecilik suçuna ilişkin kamu davasının reddi kararına yönelik temyiz taleplerine ilişkin yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında 2008 yılı öncesinde benzer nitelikteki sahtecilik eylemleri nedeniyle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/313 Esas, 2015/67 Karar sayılı dosyasında 43 farklı eylem nedeniyle zincirleme resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, bu haliyle sanıkların dava konusu eylemlerinden sonra hukuki kesinti bulunmadığından suça konu eylemlerinin de zincirleme suç kapsamında kaldığı gerekçesiyle sanıklar hakkındaki kamu davasının reddine karar verilmiş ise de; UYAP sisteminde yapılan incelemede İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan ilamından temyiz incelemesine konu dosyada dava konusu olan 17.02.2006 tarih ve IM010165 sayılı beyannameye ilişkin dava açılmadığının anlaşılması karşısında CMK'nun 223/7. madde ve fıkrası gereği sanıklar hakkında kamu davasının reddine karar
verilemeyeceği gibi, sanıkların İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan dosyasındaki eylemleri ile incelemeye konu dosyadaki eylemlerinin birlikte değerlendirilerek TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri tartışılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak;
Sanıkların eyleminin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde öngörülen resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturacağı, buna göre; temyiz inceleme günü itibariyle dava konusu olan 17.02.2006 tarihli beyanname için 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... hakkındaki resmi evrakta sahtecilik suçuna ilişkin beraat hükmüne yönelik temyiz talepleri ile tüm sanıklar hakkındaki kaçakçılık suçuna ilişkin idari yaptırım kararı uygulanmasına yer olmadığı kararlarına yönelik temyiz taleplerine ilişkin yapılan incelemede;
Sanıkların eyleminin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 4926 sayılı Yasanın 3/c maddesi yollamasıyla 4/c ve 5/son maddeleri kapsamında toplu kaçakçılık ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen resmi evrakta sahtecilik suçlarını oluşturacağı, buna göre; temyiz inceleme günü itibariyle dava konusu olan 17.02.2006 tarihli beyanname için 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,27.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.