MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5015 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: 24/02/2009 tarihli karar ile sanık hakkında hükümlülük, HAGB, müsadere; 30/11/2015 tarihli ek karar ile kamu davasının CMK.nun 231/10 ve 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 14.10.2010 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 10.11.2010 tarihinde kesinleştiği, hüküm tarihi itibariyle 5 yıllık denetim süresinin dolduğu, sanığın talebi üzerine mahkeme tarafından resen duruşma açılarak 30.11.2015 tarihli ek karar ile 5271 sayılı CMK.nun 231/10. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verildiği anlaşılmış ise de; duruşma gününün taraflara usulüne uygun tebliğ edildikten sonra yargılamaya geçilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ve katılan EPDK vekili duruşmadan haberdar edilmeden dosya üzerinden yargılamanın sonlandırılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre ise;
1-Dava konusu kaçak akaryakıtın tasfiye edildiği anlaşılmakla tasfiye bedelinin hazineye irad kaydedilmesi hususunda yeniden bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılmasına karar verilen katılan EPDK vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.