MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere, aracın iadesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyizine ilişkin yapılan incelemede;
Açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük Müdürlüğü'nün davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyize hak vermeyeceğinden, Gümrük Müdürlüğü adına Hazine vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıkların, EPDK vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talebinin yapılan incelemesinde;
Her ne kadar yerel mahkemece temel ceza belirlenirken teşdiden hüküm kurulacağı belirtildiği halde alt sınırdan hüküm kurulmuş ise de; ele geçen eşya miktarı itibarıyla anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
1.TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayymılık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Dava konusu kaçak yakıtın müsaderesine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların, EPDK vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, hükümden TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine " 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının takbikine" ifadesinin eklenmesi ile müsadereye ilişkin fıkraya "... müsaderesine" ibaresinden önce gelmek üzere "5607 sayılı Yasanın 13/1 maddesi yollaması ile 5237 sayılı TCK'nun 54/4 maddesi uyarınca" yazılması, sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Suçta kullanılan ve iadesine karar verilen nakil aracına yönelik sanıkların, EPDK vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyizine ilişkin yapılan inceleme de ise;
Dava konusu kaçak eşyanın naklinde kullanılan üzerinde sahte plaka ile yakalanan ve alınan bilirkişi raporunda şase ve motor numaralarının uyumsuz olduğu tespit edilen yargılamaya konu nakil aracı hakkında 16.07.2009 tarihli, 2009-172 Esas numaralı suç duyurusunun akıbeti araştırılıp sonucuna göre nakil aracının müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların, EPDK vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca hükmün nakil aracının iadesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 07.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy