MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere, iade
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Suçtan doğrudan zarar görmeyen ... İdaresi'nin kamu davasına katılmasına karar verilmesi de hükmü temyize yetki vermeyeceğinden, ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanığın temyizi üzerine yapılan incelemede ise ;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu Pervari 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/31 Esas, 2016/69 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin 31/05/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.06.2012 olduğu;
Dairemizin 2014/33368 Esası ile 12/02/2015 tarihinde onanmasına karar verilen Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/14 Esas ve 2013/229 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 19/05/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 24/12/2012 olduğu;
Sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanık hakkında kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması ve eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Uygulamaya göre de;
1-Sanık hakkında ilk hükümde 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, ve kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği gözetilerek bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucu sanığa 2 yıl 1 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezasına hükmedilerek sanığın kazanılmış hakkının gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddesi yerine TCK'nun 62. maddesinin, doğrudan verilen adli para cezasının uygulama maddesinin TCK'nun 52/2. maddesi yerine TCK'nun 52. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3- 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4- Suçta ele geçen eşyanın müsaderesine karar verilirken 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi ile birlikte uygulama yeri olmayan 4733 sayılı Kanunun 8/4. maddesinin gösterilmesi ayrıca; TCK.nun 54/4. maddesi yerine TCK'nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
5- Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan gümrük idaresi lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.