MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Sanık ...'ın Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31.12.2013 tarih ve 2013/43 esas - 2013/405 karar sayılı kararı ile kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Yasanın 3/1, TCK.nun 62, 52/2, 53, 54. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sahtecilik suçundan TCK.nun 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık müdafinin temyizi üzerine yapılan incelemede Dairemizin 28/12/2017 tarih ve 2015/19596 Esas - 2017/11147 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkındaki hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yüksek Dairenin ilamına karşı kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması için itirazda bulunulmuştur.
Yapılan yeniden incelemede Dairemiz kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Dosyanın 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nun 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca itiraz incelemesinin yapılması için Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 08/03/2018 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE:
Sanık ...’ın 5237 sayılı TCK.nun 204/1 ve 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 31.12.2013 tarihli kararının, sanık vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 28.12.2017 tarih ve 2017/11147 K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2018 tarihli itirazı üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümler değerlendirilecektir.
Ayrıca sanık hakkındaki hapis cezasının TCK.nun 51. maddesi uyarınca ertelenebilmesi için de a) Daha önce kasıtlı suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak ve b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir.
Somut olayda da; öncelikle adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle sabıkasız olup dosya ile tutanaklara yansımış olumsuz bir davranışı da bulunmayan ve yargılama sürecindeki davranışları gerekçe gösterilerek lehine TCK.nun 62. maddesi uygulanan sanığın, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu yasal gerekçe ile tartışılarak sonucuna göre CMK.nun 231/5. maddesinin; resmi evrakta sahtecilik ve 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçlarında ise suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyip işlemeyeceği değerlendirilerek TCK.nun 51. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekçesiyle bozulması yerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 08.03.2018