MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere, nakil aracının iadesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ...'ın temyizine göre yapılan incelemede;
Sanığın mahal Mahkemesi tarafından alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinde bulunduğu, ancak sanığın işyerinde ele geçirilen suça konu 12 adet cep telefonu için kamu zararının belirlenmesi ile sanığa bildirilmesi gerekirken diğer sanıklarda ele geçen cep telefonu dahil edilerek tekbir KEMT düzenlenerek kamu zararı olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilmeden CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığa dava konusu 12 adet cep telefonun Gümrük İdaresi'nce hesaplanacak "eşyaların ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı" olan miktarın belirlenerek kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kurum zararını gidermediğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddesi yerine TCK'nun 62. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2. Adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin hükümde taksit aralığı belirtilmeyerek TCK'nun 52/4. maddesine muhalefet edilmesi,
3. Adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında 53/1. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmaması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
4. Dava konusu kaçak eşyanın TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK'nun 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık ... müdafiinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine göre yapılan incelemede;
1. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan araçta yapılan aramada 67 adet cep telefonu ele geçirildiği, UYAP kayıtlarının tetkikinde aynı olay kapsamında sanık Mustafa Doksal ve sanık ... hakkında ayrı soruşturma yürütülerek iletişimin tespiti tutanaklarına göre ayrı dava açıldığının anlaşılması karşısında; Dairemizce aynı gün incelenen ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2017/12701 Esas sırasında kayıtlı Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/246 Esas, 2015/101 Karar sayılı dava dosyası ile incelemeye konu dava dosyasının aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 01.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.10.2013 olduğu,
UYAP'ta yapılan kontrolde yargılaması devam ettiği anlaşılan İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/678 E. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 17.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.05.2014 olduğu, aynı olay nedeniyle Dairemizin 14.02.2019 tarihli 2018/15061 E ve 2014/407 K sayılı ilamı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcığına ek tebliğname için tevdiine karar verilen İzmir 1. Asiye Ceza Mahkemesinin 2013/1403 E ve 2014/407 K sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili suç tarihinin 17.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.09.2013 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemlerini bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy