MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5411 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafii 06.07.2015 havale tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz talebinde bulunduğu halde duruşma talep etmemiş olup, gerekçeli temyiz dilekçesinde duruşma talep etmiş ise de süresi içerisinde duruşma talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca REDDİ ile yapılan incelemede;
Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup, somut olayda, suç tarihinde ... Bankası (birleşen ...A.Ş.) ... Şubesinde müşteri ilişkileri yönetmeni olarak görev yapan sanığın, mudiler ..., ..., ..., ... ve ...'ın mevduat hesaplarını mudilerin talimat ve izni olmaksızın kendi ATM kartlarına bağlayarak kullanılabilir hale getirmesi, söz konusu mudilere ait banka fonlarını talimat ve izinleri olmaksızın satıp paraya çevirerek satış tutarlarını mudilere ait mevduat hesaplarına aktarması, ardından bu tutarları kendisine ait ATM kartlarını kullanarak bir kısım akrabasının hesabına havale etmesi ve daha sonra ATM vasıtasıyla hesaplarından çekerek zimmetine geçirmesi şeklindeki eylemlerinin, sanığa ait hesaplarla anılan mudilerin hesaplarının karşılaştırılması yoluyla yapılacak basit bir denetim ile tespit edilebileceği, kaldı ki olayın mudi ...'in bankaya yazdığı şikayet mektubu üzerine yapılan kısa bir araştırma ve inceleme ile ortaya çıktığı banka soruşturma raporundan da anlaşılmakla, bu haliyle sanığın sübut bulan atılı eylemlerinin, bir bütün halinde zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61/8. maddesi uyarınca sanık hakkında öncelikle gün adli para cezasının belirlenmesi ve artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylem nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarı esas alınarak 3 kat uygulamasının yapılması ve buna göre sonuç cezanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-Oluşan banka zararı 40.168,77 TL olduğu cihetle; sanık hakkında eylem ile ceza arasında orantısızlık yaratacak şekilde ve hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde adli para cezası yönünden alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak ceza tayini,
3-Sanığın eylemleri nedeniyle bankanın uğradığı toplam zarar miktarı 40.168,77 TL olduğu ve sanığın toplamda 14.500,00 TL ödeme yaptığı dosya kapsamından anlaşıldığı halde, banka zararının bakiye kalan 25.668,77 TL yerine, ...İcra Müdürlüğünün 2006/8298 sayılı takip dosyasında yer alan borç ödemeden aciz belgesinde belirtilen 34.426,66 TL olarak hesap edilerek sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.