MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4926 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Malen sorumlu ...'in mahkemedeki beyanında katılma talebinde bulunduğu halde katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve malen sorumlu ...'in aracın müsaderesi hususunda hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek sanıklar ..., ..., ..., sanık ... müdafii ve malen sorumlu ...'in temyiz istemlerinin incelenmesinde;
I) Sanık ...'in temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31.10.2012 tarihli, 2011/777 esas ve 2012/1819 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bozmanın sirayetinin, hükmü temyiz etmeyenlerin veya temyiz isteği reddedilenlerin, temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini gidermek amacıyla 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 325 ve 5271 sayılı CMK'nun 306. maddelerinde düzenlendiği, bu suretle hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan temyiz etmeyenlerin de yararlandırıldığı, ancak bozmanın sirayetinde yerel mahkeme hükmünün, temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmadığı, anılan maddeler uyarınca sanığın bozma kararının sonucundan yararlandırıldığı ve lehe bozmadan yararlanan sanığın, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek; Uludere Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/272 esas ve 2008/344 karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz etmeyen ancak Dairemizin 05/10/2011 tarihli, 2011/9052 esas ve 2011/16795 karar sayılı ilamı ile diğer sanıklar hakkındaki bozmadan CMUK'nun 325. maddesi uyarınca yararlandırılan sanık hakkında, Mahkemenin Dairemizin bozma kararına uyarak verdiği 31/03/2016 tarihli hükmü sanığın temyiz yetkisi bulunmadığından, CMUK'nun 317. maddesi gereğince temyiz isteğinin REDDİNE,
II) Sanıklar ..., ..., sanık ... müdafii ve malen sorumlu ...'in temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında isnat edilen eylem için öngörülen cezanın türü ve miktarı açısından 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince eylemin 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suçun 15/08/2006 tarihinde işlendiği, suç tarihinden itibaren toplam dava zamanaşımının temyiz inceleme gününde tamamlanmış bulunduğu anlaşılmış, sanıklar ..., ..., sanık ... müdafii ve malen sorumlu ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler gereğince sanıklar hakkında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu çayların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine, 73 AH 400 plakalı nakil aracının sahibine iadesine, araç üzerindeki şerhin kaldırılmasına, 12/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy