MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin Dairemizce temyize konu incelenen bu dava dosyasının suç tarihinin 24.10.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 06.02.2015 olduğu, incelemeye konu dosya ile birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/219 Esas, 2015/347 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin 08.10.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 26.02.2015 olduğu,
UYAP sisteminden yapılan incelemede, sanığın halen derdest görülen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/870 Esas sayılı dosyasının suç tarihinin 23.10.2014, iddianame düzenlenme tarihinin ise 13.10.2015 olduğu ve her üç olayda da sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1. Sanıktan TCK’nun 43. maddesi tatbik edilen iki ayrı olayda toplam 305 paket kaçak sigara ele geçirilen olayda; 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilleri, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan bu ölçüde uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında fazla ceza tayini,
2. TCK’nun 62. maddesindeki düzenlemeye göre, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak takdiri indirim konusunda bir karar verilmesi gerekirken denetime olanak verecek şekilde gerekçesi açıklanmadan sanık hakkında TCK’nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy