MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
... 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/11/2013 tarihli ve ... Karar sayılı hükmünün Dairemizce 13/12/2017 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine yerel mahkemece verilen 11/12/2018 tarih ve... sayılı Kararı hükmün direnme niteliğinde olmayıp eylemli uyma niteliğinde olduğu kabul edilmiş olup;
Eşyanın kırmızı hatta düşmesi üzerine gümrük idaresinin sanıklara muayene için hazır bulundurmaları ihtarı yapma yükümlülüğü olmadığı, eşyanın muayene için hazır edilmesi gerektiği ve eşyaların onay işlemine rağmen gümrükte baştan itibaren hazır bulundurulmadığı, eşyaların gümrüğe getirilmediği, sanıkların kırmızı hatta yönlendirilen beyannamenin işlemlerinden vazgeçerek eşyayı muayeneye sunmadıkları, daha sonra aynı eşyalar için aynı gün 2 ihracat beyannamesi oluşturularak eşyaların sarı hattan ihraç edildiği, bu suretle sanıkların olmayan eşyayı ihraç etmeye teşebbüs ettikleri;
Sanıklar malın alıcısı firmanın ilk talebine göre 541 koli malın ihracı konusunda ilk beyannamenin düzenlendiğini, alıcı firmanın daha sonra malın 514 kolisinin Danimarka'daki adresine, 27 kolisinin ise ... 'daki adresine gönderilmesini istemesi üzerine beyannamenin hangi hatta düştüğü belli olmadan yani onaylanmadan önce aynı gün aynı malın 514 ve 27 koli için ayrı ayrı olmak üzere iki ayrı adres bilgisi içeren iki yeni beyanname kapsamında ihraç edildiğini, alıcı adreslerine teslim edildiğini, ihracatın tamamlandığını, bu iki beyannamenin toplam tutarlarının da ilk iptali talep edilen beyanname tutarına eşit olduğunu ifade etmiş iseler de; eşyalar kırmızı hatta düştükten sonra beyannamenin iptalinin mümkün olmadığı ve bu suretle sanıkların, olayın başından beri ihraç edilmemiş bir eşyayı ihraç edilmiş gibi göstererek haksız çıkar sağlama kastıyla hareket ettiklerinin kabulü gerektiği, sanıkların beyanname düzenleyerek idareye vermeleri ve beyannamenin tescilinin, atılı suçun icra hareketini oluşturduğu,
Ancak atılı kaçakçılık suçunun tamamlanması için öngörülen haksız çıkar elde edilemediği için eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı 5607 sayılı Kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 3. maddenin (18) fıkrasına göre: "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış suç gibi cezalandırılır." hükmü gereğince sanıkların atılı suçtan cezalandırılmaları gerekirken dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi nedeniyle bozulduğu, mahkemece bozma gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.