MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun kabulü ile hükümlerin kaldırılarak sanığın müsnet suçtan mahkumiyetine dair kurulan hükmün sanık ve katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
1. İncelemeye konu dosyaya ilişkin olarak ana dosya ve birleşen dosyalar kapsamında bölge adliye mahkemesince TCK'nun 43. maddesi çerçevesinde yapılan gruplandırma ve değerlendirmeler yerinde ise de; UYAP kayıtlarında yapılan sınırlı incelemeye göre, yine sanık hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 2019/1166 esas sırasında kayıtlı arasında birleşen birçok dosyanın bulunduğu Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/2085 Esas - 2019/1131 Karar sayılı dosyasında yer alan birleşen 2015/876 esas sayılı dosyada suç tarihinin 22/07/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 07/04/2015 olduğu, söz konusu 22/07/2012 tarihli eylemle ilgili olarak Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/2085 Esas - 2019/1131 Karar sayılı kararında da bu eylemin zincirleme suç gruplarına dahil edilmeyerek sanık hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefetten bağımsız tek bir suçtan hüküm kurulduğu, 22/07/2012 tarihli eylemin iş bu dosya kapsamında 19/02/2019 tarihli kararın 1. bendinde belirtilen zincirleme suç grubuna dahil olmakta olduğu anlaşılmakla,
TCK'nun 43/1. maddesi çerçevesinde yapılacak değerlendirme yönüyle iş bu dosya ile arasında fiili ve hukuki irtibat bulunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 2019/1166 Esas sırasında kayıtlı dava dosyasının birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı CMK'nun 324. maddesinin 2. fıkrasında "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 26/05/1935 tarihli ve 111/7 sayılı "yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 02/05/1966 tarihli ve 4/3 sayılı "tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktada yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği, ancak mahkemece kısa kararda yargılama gideri kısmı boş bırakılarak yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK'nun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 24/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.