MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ...'in temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede;
Yokluğunda verilen kararın sanığa 08/04/2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de sanığın en son bildirdiği adreste belirtilen mahalle isminden başka bir mahalle isminin yazılı olması karşısında sanığa yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla öğrenme üzerine sanığın temyiz isteminin süresinde kabul edilerek yapılan incelemede,
1. Sanığın savunmasında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği anlaşılmakla sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilip taksitlendirilmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması,
2. İnfaza ilişkin olduğu ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde, adli para cezasının ödenmeye başlanmaması veya ödenmeye başlanıp da devam edilmemesi halinde, CGTİHK.nun 106. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcılığınca adli para cezasının hapse çevrileceğinin ve bu kararın derhal infaz edileceğinin sanıklara ihtarına karar verilmesi,
3. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 54/1. madde ve fıkrasının gösterilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazının bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık ...'ın temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 16.02.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.09.2013 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/23729 Esas numarasında kayıtlı Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/408 E. - 2014/105 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 28.09.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 16.07.2013 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2016/21240 Esas numarasında kayıtlı Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/341 E. - 2014/360 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 04.04.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.05.2013 olduğu,
Anılan dosyada sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 06.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy