4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna muhalefet suçundan sanık ...'ın, aynı Kanun’un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair ANKARA 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2012 tarihli ve 2012/373 esas, 2012/1970 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 02.05.2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2019 tarihli ve KYB. 2019-49503 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın 09/11/2011 tarihinde ambalajlarında bandrol bulunmayan sigaraları ticarî amaçla bulundurmak ve satışa arz etmekten ibaret eyleminden, atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesini müteakip, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26/01/2015 tarihli ve 2014/17234 esas, 2015/1062 karar sayılı ilâmıyla süre yönünden temyiz talebinin reddi ile kesinleşmiş ise de; sanığın suç tarihleri 03/11/2011, 11/11/2011, 15/11/2011, 05/12/2011, 08/12/2011, 10/12/2011, 23/12/2011, 30/12/2011, 09/01/2012, 08/12/2012, 09/01/2012, 13/01/2012, 22/01/2012, 27/01/2012, 07/02/2012 ve 10/02/2012 olan aynı suçu içerir eylemleri nedeniyle Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2016 tarihli ve 2015/285 esas, 2016/466 sayılı kararı ile 4733 sayılı Kanun’un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay hapis ve 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan bu kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17/12/2018 tarihli ve 2018/10453 esas, 2018/14178 karar sayılı ilâmıyla "...Sanığın birden fazla kesinleşen dosyası bulunduğu gözetilerek yukarıda anılan dosyalardan öncelikle teselsül hükümlerinin uygulanması gereken Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/373 Esas, 2012/1970 Karar sayılı dosyası açısından 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca Kanun Yararına Bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunulması, ardından kesinleşen dosyanın kanun yararına bozulması halinde bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu ve suç tarihine göre TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturduğu nazara alınarak dosyaların birleştirilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi..." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma ilâmından anlaşılacağı üzere belirtilen davalara konu eylemlerin benzer nitelikte olduğu ve suçların işlendiği tarihlerin zaman aralığı itibariyle yakın olduğu, sanık hakkında atılı suçtan düzenlenen ve hukukî kesintinin sağlandığı Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/373 esas sayılı dosyasına ilişkin iddianamenin 14/02/2012 tarihinde düzenlendiği, sanığa atılı dava konusu diğer eylemlerin ise iş bu tarih öncesine ilişkin olduğu cihetle, sanığın tek bir suç işleme kararı doğrultusunda hareket edip etmediğinin, dolayısıyla hakkında zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.11.2012 tarihli, 2012/373 Esas, 2012/1970 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına 19/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy