5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...’in, anılan Kanun'un 3/5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 50 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 ve 80,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2011 tarihli ve 2010/227 esas, 2011/641 sayılı kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25/11/2015 tarihli, 2014/3908 esas, 2015/22276 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yapılan yargılama neticesinde sanığın 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 8/4, 5237 sayılı Kanun’un 62/2 ve 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 200,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/06/2016 tarihli ve 2015/515 esas, 2016/310 karar sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22.07.2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/08/2019 gün ve KYB. 2019/84006 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca, hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet Savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse bozma ilâmı sonrası yeniden verilen hükmün önceki hükümle verilen cezadan daha ağır olamayacağının düzenlendiği ve Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/11/2011 tarihli kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25/11/2015 tarihli ilâmı ile “...Bozulmasına, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına..." şeklinde karar verildiği gözetilmeksizin, sanık hakkında 4733 sayılı Kanunun 8/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde bulunmakla, Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/06/2016 tarihli ve 2015/515 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararının, sanığın temyizi üzerine Dairemizin 25.11.2015 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilen 29.11.2011 tarihli mahkumiyet kararında, sanığın neticeten 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu halde, bozmadan sonra kurulan hükümde kazanılmış hak gözetilmeyerek, sanığın 1 YIL 8 AY HAPİS 200,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA karar verilmek suretiyle CMUK'nun 326/son maddesine aykırı davranılması nedeniyle, CMK'nun 309/3. madde ve fıkrası uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, anılan hükmün 13. bendinden sonra gelmek üzere, "CMUK'nun 326/son maddesi gereğince cezada kazanılmış hakkı gözetilerek infazın doğrudan hükmedilen 80,00 TL adli para cezası ve hapis cezasından çevrilen 3.000,00 Tl adli para cezası üzerinden yapılmasına" ibaresinin eklenmesi ile diğer hususların aynen bırakılması suretiyle CMK'nun 309/4-d madde ve fıkrası gereğince hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy