MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4926 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 4926 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 11.06.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Gümrük İdaresine tebliğ edilmeden 14.07.2010 tarihinde kesinleştirildiği, akabinde sanığın 21.01.2014 tarihinde yeniden suç işlemesi nedeniyle sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu,
Suç tarihi ve olay tutanağı nazara alındığında, sanığın eyleminin 4926 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise Gümrük İdaresi olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 11.06.2010 tarihli hükme yönelik Gümrük İdaresi'nin itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresi başlamadığı halde, denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi mümkün değil ise de, hükmün inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 20.01.2010 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olmakla, müşteki Gümrük Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollaması ile TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine, davaya konu... plaka sayılı nakil vasıtasının trafik kaydındaki tedbir şerhi kaldırılmak suretiyle İADESİNE, 30.10.2019 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 4926 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 11.06.2010 tarihli kararın suç tarihi itibariyle suçtan zarar gören ve yokluğunda karar verilen Gümrük İdaresine gerekçeli karar tebliğ edilmeden 14.07.2010 tarihinde kesinleştirildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 11.06.2010 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin 30.06.2015 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar niteliğinde olmaması ve bu nedenle de zamanaşımının ancak itiraz merciince değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 11.06.2010 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle temyize mümkün olmayan 30.06.2015 tarihli kararının bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 30.10.2019
Full & Egal Universal Law Academy