MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: 23/02/2015 tarihli karar ile hükümlülük, müsadere; 23/07/2015 tarihli ek karar ile Hükümlü ...'nın infazın durdurulması ve temyiz talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanıklar ... ve ...'nın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık ...'in sanık ... tarafından doğrulanan aşamalardaki savunmasında; sigaraların ele geçtiği iş yerinde sanık ... yerine geçici olarak durduğunu, iş yeri ve sigaralarla ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi sanık ...'nın ise yine sanık ... tarafından da doğrulanan aşamalardaki savunmasında; iş yerinin ruhsatı her ne kadar kendi adına kayıtlı ise de iş yerini sanık ...'a devrettiğini ancak ruhsat devrinin henüz yapılmadığını, iş yeri ile fiilen bir bağının kalmadığını, iş yerini sanık ...'ın işlettiğini, ele geçen sigaralarla ve iş yeri ile ilgisinin olmadığını beyan etmesi, sanık ...'ın da suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu söylemesi ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ...'nın kaçak sigaraları ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle yollamasıyla anılan Yasanın 3/5. ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Sanık ...'nın işlettiği iş yerlerinde 464 paket sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; mahkemece "suçun işleniş biçimi, ele geçirilen suç konusunun önem ve değeri, suç kastının yoğunluğu" gerekçe gösterilerek verilen cezaya teşdit uygulanmış ise de; 5237 sayılı TCK'nun 61 ve 3/1. maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı ceza tayini gerekirken dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde alt sınırdan ceza tayini yerine, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
3. Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddesi yerine TCK'nun 52. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5. 24/11/2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık ... adına çıkarılan gerekçeli karar tebligatının sanığın bilinen en son adresinde aynı konutta oturan ve yeğeni olduğunu beyan eden ...'ya tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, UYAP sisteminde yapılan incelemede sanığın nüfus kaydına göre .... isimli bir yeğeninin bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle anılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine temyizinin yasal süresinde olduğu kabul edilerek mahkemenin 23.07.2015 tarihli ek kararının kaldırılması ile 23.02.2015 tarihli asıl hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle yollamasıyla anılan Yasanın 3/5. ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Mahkemece "suçun işleniş biçimi, ele geçirilen suç konusunun önem ve değeri, sanığın suç kastının yoğunluğu" gerekçe gösterilerek verilen cezaya teşdit uygulanmış ise de; 5237 sayılı TCK'nun 61 ve 3/1. maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı ceza tayini gerekirken dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde alt sınırdan ceza tayini yerine, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
3. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddesi yerine TCK'nun 52. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5. 24/11/2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının içeriğine göre sanık ...'nın bihakkın TAHLİYESİNE, hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse bu suçtan derhal salıverilmesine, 12.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.