5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanunun 3/18, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/06/2018 tarihli ve 2017/624 Esas, 2018/378 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 16.09.2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/09/2019 gün ve KYB. 2019/92883 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 8. maddesinin 5. fıkrasındaki "Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından gerekli izinleri alarak veya almadan mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya satan gerçek ve tüzel kişilere aşağıda yazılı idarî yaptırımlar uygulanır" ve aynı Kanun'un 8/5-ı maddesinde yer alan "Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından uygunluk belgesi almadan enfiye, çiğneme, nargile tütünü veya yaprak sigara kâğıdı ya da makaron üretenler ile satan veya satışa arz edenlere (…)(1), beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir." ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesinde yer alan, ''Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda emniyet görevlilerince ... Büfe isimli büfede yapılan aramada 29 paket olmak üzere toplam 95.800 makaron, 30 kg kıyılmış satıma hazır tütün, tütün sarmak için kullanılan ... marka sigara sarma makinesi, 25 adet ... marka sigara sarma makinesi ve 720 adet tütün doldurulmuş makaron satışı yaptığı tespit edilen sanığın bu eyleminin kabahat niteliğinde olduğu ve 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 8/5-ı maddesi gereğince idarî para cezasını gerektirdiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki bozma İstemleri incelendiğinde;
Sanık ...’ın işlettiği ... Büfe adlı işyerinde görevlilerce yapılan aramada 2 koli ... Tütün Green marka, 4 koli ... Tütün ... marka, 2 koli ... Tütün Yellow marka, 1 koli ... marka, 29 paket bandrollü ... marka olmak üzere toplam 95.800 adet makaron, 30 kg kıyılmış tütün, ... marka tütün sarma makinası, 25 adet Marla marka sigara sarma makinası, 720 adet tütün doldurulmuş makaron yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, makaronlar, sigara kağıtları ve sigaraların yabancı menşeîli ve yurda yasal olmayan yollardan girmiş ürünler olduğunun bildirildiği, tütün ve sigara sarma makinaları hakkında ise kaçak olup olmadıkları yönünde görüş bulunmadığı, keza bazı makaronların Türk menşeili olmasına rağmen kaçak olarak kabul edildiği (... marka), mahkemece anılan hususlara ilişkin yeni bir bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınarak eksik inceleme sonucu sanık hakkında sübut bulan eyleminden dolayı uygulama yeri bulunmayan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. mad. ile hüküm kurulduğu gözetilerek,
Yukarıda anılan nedenlerle yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınarak eksik inceleme sonucu sanık hakkında sübut bulan eyleminden dolayı suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/5-10 maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken, suç tarihi itibari ile uygulama yeri bulunmayan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. mad. ile hüküm kurulması yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının değerlendirilmesi için Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 14/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy