MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere (Asıl karar), Temyiz isteminin reddi (Ek karar)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gıyabi kararın sanık ...'ye tebliğine ilişkin tebligat parçasında “muhatap ile birlikte aynı konutta ve sürekli oturduğunu beyan eden tebliğe ehil muhatabın kardeşi ... imzasına tebliğ edildi” ifadesinin yazılı olduğu, tebligatı alan sanığın kardeşi ...'nin muhatap ile aynı konutta birlikte oturmadığı anlaşılmakla sanığa yapılan 02/06/2015 tarihli tebligat usulsüz olduğundan sanığın öğrenmekle süresi içerisinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine ilişkin 30/07/2015 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek hükmün esasına yönelik yapılan incelemede;
1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken imhasına karar verilmesi,
3.Kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı olup, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.