5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na aykırı davranmak suçundan sanık ...'nin beraatine dair Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarihli ve 2016/465 esas, 2017/419 sayılı kararının katılan banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05/12/2017 tarihli ve 2017/2205 esas, 2017/2097 sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın 5411 sayılı Kanun'un 74. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 158/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 16.660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2019 tarihli ve 2018/71 esasi 2019/31 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin13/03/2019 tarihli ve 2019/322 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 18/09/2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2019 tarihli ve KYB. 2019/93092 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanığın ... Bankası'nda 2012 yılından itibaren Şube Müdürü olarak görev yaparken, katılan banka tarafından işine son verilmesinden sonra "..." rumuzlu sosyal medya hesabından işine son verilmesine kızarak ... bankta yaşanan haksızlık ve personel mağduriyetlerini dile getiren 01/02/2016 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde paylaşımlarda bulunduğu, yapılan paylaşımların incelenmesinde direkt olarak katılan bankayı hedef alan beyanların bulunmadığı, daha çok çalışan üst düzey personeli hedef alan, hicveden, eleştirel paylaşımlar olduğu ve "..." isimli hesabının sınırlı kişiler tarafından görüldüğü, dolayısıyla bu paylaşımların 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 74. maddesinde belirtildiği gibi bankacılık itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verecek nitelikte bulunmadığı gibi özel veya kamusal bir zararın da doğmadığı ve bu sebeplerle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün konusuna ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'na 6752 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen geçici 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Bakanlık Kurulu'nun iş bölümüne ilişkin 19/01/2015 tarihli ve 2015/8 sayılı kararına göre, Kanun Yararına Bozma istemini inceleme görevi Yargıtay Yüksek 19. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 23.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.