MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi Belgede Sahtecilik, kaçakçılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
O yer Cumhuriyet Savcısının temyizinin sanık ... hakkında kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükmü ile sınırlı olduğu gözetilerek O yer Cumhuriyet Savcısı ve Hazine vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
I) Hazine vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;
Temyiz dilekçesinin Muhakemat Müdürlüğü adına sunulduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5607 sayılı Yasa kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Muhakemat Müdürlüğü'nün davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Hazine vekilinin vaki temyiz taleplerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) O yer Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Duru Gümrük Müşavirliği firması bünyesinde ithalat ve ihracat sorumlu müdürü olarak çalışan gümrük müşavir yardımcısı sanık ... hakkında ... Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti.'nin dolaylı temsilciliğini yaptığı ... Elektrik Elektronik San. Tic.-... adına Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 18/02/2013 tarih ve IM026675 tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ekinde bulunan Garanti Bankası Hasanpaşa şubesi tarafından düzenlenmiş gözüken 18/02/2013 tarihli, NODE/42 sayılı ve 2013-02-18-14.28.41.410252 sıra no'lu 486,30 TL miktarlı kaynak kullanımını destekleme fonu (KKDF) tahsilatı dekontunu sahte olarak düzenleyerek Gümrük İdaresi'ne ibrazını sağlamak suretiyle eşyanın gümrük vergileri kısmen ödenmeksizin ithal edilmesine yol açtığı iddiasıyla 5607 sayılı Yasanın 3/2. maddesine muhalefet suçundan kamu davası açılmış olup, kaynak kullanımını destekleme fonu(KKDF) kesintisi ve bu fona bağlı olarak hesap edilen cezai faizin, vergi, resim, harç ve benzeri mali yüklerden olmadığı, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanık hakkındaki sonucu itibarıyla doğru olan beraat hükmünün ONANMASINA,
III) O yer Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1. Bankaya serbest dolaşıma giriş beyannamesine ilişkin KKDF ödemesi gerçekte yapılmadığı halde kaynak kullanımını destekleme fonu (KKDF) tahsilatı dekontunu sahte olarak düzenleyip Gümrük İdaresi'ne ibrazını sağlamak şeklindeki eylemin banka dekontunun özel belgelerden olması ve resmi belge niteliğindeki 18/02/2013 tarih ve IM026675 tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin ilgili sütununda da söz konusu ödeme ve dekonttan bahsedilmemesi karşısında 5237 sayılı TCK'nun 207/1. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçu kapsamında bulunduğu, buna göre dosyada aslı mevcut olan 18/02/2013 tarihli, NODE/42 sayılı ve 2013-02-18-14.28.41.410252 sıra no'lu dekontun iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tartışılarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre sanık hakkında benzer sahtecilik eylemleri nedeniyle açılmış bulunan;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/285297 sırasında kayıtlı Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/291 Esas, 2015/96 Karar sayılı,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/55974 sırasında kayıtlı Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/295 Esas, 2015/183 Karar sayılı,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/46523 sırasında kayıtlı Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/355 Esas, 2015/452 Karar sayılı,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/46525 sırasında kayıtlı Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/169 Esas, 2015/453 Karar sayılı,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 14/04/2015 tarih ve 2015/4347 esas ve 2015/10292 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay'dan dönen İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/511 Esas, 2014/342 Karar sayılı,
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin halen derdest 2015/74 Esas sayılı,
İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin halen derdest 2019/267 Esas sayılı dosyaları ile,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin 05/02/2019 tarihli ilamı ile temyiz isteminin esastan reddine karar verilerek kesinleşen İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyete ilişkin 2016/27 Esas - 2018/106 Karar sayılı dosyalarının bulunduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek, suçun sübutu halinde suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanığa ait dosyaların incelenmesi, derdest dosyaların gerektiğinde birleştirilmesi, kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin TCK'nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.