MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet, Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın müsadere talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Müşteki Gümrük idaresi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen gümrük idaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı, temyiz isteğinin Maliye Bakanlığı adına yapıldığı da gözetilerek hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin kararın incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre hükmün ONANMASINA,
III) Sanık ... sanık müdafiiinin “ başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira” ve “4733 Sayılı Yasaya Muhalefet” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/10-85 Esas, 2007/109 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, aralarında bağlantı bulunsa dahi, sahtecilik suçu dışındaki diğer suçların yargılamalarının kaçakçılık suçu yargılaması ile birlikte görülemeyeceğine ilişkin kararı gereğince, “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira” ve "kaçakçılık" suçlarının tefrik edilerek kovuşturmaların ayrı ayrı yapılması gerektiği gözetilmeden aynı kovuşturmayla her iki suçtan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise
2) Tüm dosya kapsamının incelenmesinde sanığın yolcu olarak bulunduğu 02 HL 220 plakalı yolcu otobüsü durdurularak arandığında yanında kimlik belgesi olmadığı anlaşılan sanığın kimlik bilgilerini mağdur ... olarak beyan ettiği, bu kimlik bilgileriyle kollukta şüpheli sıfatıyla ifadesinin alındığı, otobüste sanığın eşyalarında yapılan aramada 300 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği ve olayın soruşturması sırasında sanığın gerçek kimliğini gizliyerek mağdur ...‘in kimlik ve bilgilerini kullandığı ve bu suretle üzerine atılı “4733 Sayılı Yasaya Muhalefet” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; yakalama anında yakalanan şahıstan alınan parmak izleri üzerinde AFİS ortamında yapılan incelemede ‘’parmak izlerinin ... Emniyet Müdürlüğünce 16.04.2011 tarihinde on parmak izi alınan ... isimli şahsın parmak izleriyle aynı olduğunun’’ anlaşıldığı, yakalama anında sanığın fotoğraflı bir kimlik belgesi sunamaması nedeniyle hakkında idari yaptırım kararı verildiği ve işlemlerin beyana göre yapıldığının anlaşılmasına rağmen sanığın ağabeyi olduğu anlaşılan ...’e fotoğraflı teşhis işlemi yaptırılarak hazırlanan 02.02.2012 tarihli teşhis tutanakları ve mağdur beyanlarına göre sanık hakkında kamu davası açıldığı ve sanığın ikrara dayalı savunmasına itibar edilerek mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de, maddi gerçeğin tespiti bakımından olay günü yakalanan şahıstan alınan parmak izleri ile sanık ... ve ... isimli şahıstan alınacak parmak izlerinin mukayese ettirilmesi, parmak izlerinin ... isimli şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu şahıs hakkında suç duyurusunda bulunularak, davaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
3) Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasa’nın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4) Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilamlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.11.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.02.2012 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında temyiz edilmeksizin kesinleşen Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/333 Esas-2013/116 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 13.02.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.06.2012 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık ... sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.