MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/39 E., 2021/39 K.
SUÇ: 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Arama tutanağına göre suça konu ürünlerin iş yerinde gizlilik arz etmeyen raflarda ve tezgâhta ele geçirilmesi karşısında aramaya ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan, 28.01.2009 tarihli ve 27124 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5833 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname) 61/A-1. maddesinde düzenlenen ceza süresi yönünden, 10.01.2017 tarihli ve 29944 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nda (6769 sayılı Kanun) sanık lehine değişiklik yapılmadığı ve dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesinde hüküm altına alınan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenlemenin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden; sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, 6769 sayılı Kanun'un 30/1. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.