MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/181 E., 2015/328 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...
SUÇLAR: 4708 sayılı Kanun'a muhalefet, imar kirliliğine neden olmak
HÜKÜMLER: Beraat, düşme... ve ... müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama
İmar kirliliğine neden olma suçundan doğrudan zarar görmeyen katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, bu suçtan kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin 4708 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin 14.05.2015 tarihinde usulüne uygun tefhim edilen hükümleri 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra temyiz ettikleri, katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin, 14.05.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra, 30.06.2015 (sanık ... müdafi) ve 26.08.2015 (sanıklar ..., ... ve ... müdafi) tarihinde temyiz isteminde bulundukları, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkındaki İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Düşme Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama konusu suç yönünden, suçtan doğrudan zarar görmeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
III. Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkındaki 4708 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 23.11.2023 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun ... İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
IV . Katılan Vekilinin Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki 4708 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık
olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık ...'nun savunmasının alındığı 20.10.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.