MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: 6831 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: İlk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak, sanık hakkında beraat, idari para cezasına hükmedilmesine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Katılan ... İdaresi vekilinin beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde,
5271 sayılı CMK'nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda vaki istinaf başvurusunun kabulü ile mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında kurulan beraat kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin suçun sübuta erdiği ve sanık hakkında ağaç kesme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nun 302/1. madde ve fıkrası gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Katılan ... İdaresi vekilinin idari para cezasına dair karara yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde,
Sanığın ağaççık vasfında sandalları kesmekten ibaret eyleminin, 6831 sayılı Kanunun 91/5. maddesi kapsamında olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat nevinde olup, kabahat tarihi olan 13/07/2016 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanunun 20/2-c maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede,
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı CMK'nun 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5271 sayılı CMK'nun 303/1-a maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanunun 91/5. maddesi kapsamında olduğu cihetle, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanunun 20/2-c maddesi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, bu haliyle hükmün düzeltilerek ESASTAN REDDİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 304. maddesi uyarınca dosyanın ... Asliye Ceza Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 08/12/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.(M)
KARŞI OY
Sanık hakkında tayin edilen idari para cezasının temyiz edilmesi üzerine, hükmü inceleyen heyetimizin çoğunluğu, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle “idari para cezası verilmesine yer olmadığına ... bu haliyle hükmün düzeltilerek esastan reddine” karar vermiştir.
Kararın dayanağı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 303. maddesidir. 5271 sayılı Kanunun 303. maddesi “Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir” şeklindedir.
Hükmün bozulmasından sonra davanın esası hakkında hüküm kurularak “idari para cezası verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olup, bu karar uyuşmazlığı sonuca bağlayan bir karardır. Sanığın Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz ettiği gözetildiğinde, ayrıca hükmün düzeltilerek esastan reddine denilmiş olması, sanığın temyiz ettiği Bölge Adliye Mahkemesinin kararının tasdiki anlamına gelir ki; zaten bozulmakla ortadan kalkmış olan bir hükme hukuki değer kazandırılmış olur. Bu durum Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen idari para cezasının infaz edilmesi gerektiği gibi algılanabilir. Davanın esasına hükmedilen kararda ayrıca “bu haliyle hükmün düzeltilerek esastan reddine” karar verilmesine gerek olmadığını düşündüğüm için çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy