MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1095 E., 2021/467 K.
SUÇ: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesince verilen basit zimmet suçundan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.İlk Derece
Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2017
tarihli ve 2016/187 Esas, 2017/55 Karar sayılı kararı ile sanığın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 160/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1, 52/2 ve 53. maddeleri gereği 10... ay hapis ve 40.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 962,510,28 TL banka zararının sanığa ödettirilmesine, ödettirilmesine karar verilen banka zararı üzerinden nisbi harç ve nisbi vekâlet ücreti tahsiline karar verilmiştir.
B.İstinaf
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın katılan ...Ş. vekili ve sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/1095 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanığın 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 52/2 ve 53. maddeleri gereği 14... ay hapis ve 2.887.530,84 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 962,510,28 TL banka zararının sanığa ödettirilmesine, ödettirilmesine karar verilen banka zararı üzerinden nisbi harç ve nisbi vekâlet ücreti tahsiline karar verilmiştir.
II.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
Sanık ile mudi arasındaki ilişkinin hukuki bir ilişki olduğuna, dava konusu olayda usulüne uygun bir şekilde bankaya yatırılan para olmadığı için zimmet suçunun oluşmayacağına, paranın ...'a mudi tarafından getirilmesi esnasında boş olan bir dekontun mudi tarafından imzalanarak sanığa verilmiş olmasının usulüne uygun bir tevdi işlemi olmayacağına, bu anlamda yapılacak aleyhe değerlendirmede sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağına, 03.02.2015 tarihli dekont altındaki imzanın kuvvetle muhtemel ölen mudinin eli ürünü olmadığı belirtilmiş ise de müştekinin imzası basit tersimli olduğu ve bu sebeple kesin bir tespit yapılamadığına, buradaki şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğine, 700.000,00 TL bedelin çekilmesine ilişkin ilk tarihli dekont sonrasında yer alan imzaların iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde İstinaf Mahkemesince eylemin nitelikli bankacılık zimmeti olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturması durumunda temel cezanın tayininde alt sınırdan ayrılmayı ve zincirleme suç kapsamında arttırım yapılmasını gerektirir durumun bulunmaması sebebiyle anılan hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurduğuna ve duruşmalı yargılama yapılması talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı ve suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından sübuta yönelik kabulde bir isabetsizlik bulunmamış, sanık müdafiin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 65.749,07 TL nisbi harcın sanıktan alınmasına karar verildiği, ancak alınan nisbi harcın Hazineye irad kaydına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden
hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, hükmün ''Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 65.749,07 TL nisbi harcın sanıktan ALINMASINA,'' dair bendinin devamına gelmek üzere ''Hazineye irad kaydına'' ifadesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 65.749,07 TL temyiz onama harcının sanıktan tahsiline,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.