MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zehirli Madde İmali ve Ticareti Yapmak, 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... hakkında beraat; sanık ... hakkında hükümlülük, HAGB, müsadere, tasfiye, iade
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar hakkında TCK'nun 193. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı anlaşılmakla, mahallinde zamanaşımı süresi içinde bir karar verilebileceği kabul edilmiştir.
I) ... vekilinin sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nun 231/12. madde ve fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması mümkün olup kararın temyizi olanaklı bulunmadığından gereği mahallinde itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
II) Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi 'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
III) 5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesi gereğince ele geçen sigaralar için 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçu yönünden, ...'nın, ele geçen akaryakıt için 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçu yönünden EPDK'nun temyize hakkı bulunduğu gözetilerek;
EPDK vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri ile sınırlı temyiz itirazları ile, ... vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede;
1. Sanığın üzerine atılı 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan doğrudan zarar gören ...'na ve 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçundan doğrudan zarar gören EPDK'na duruşma günü bildirilip davaya katılma olanağı tanınmadan yokluğunda yargılamaya devamla 5271 sayılı CMK'nun 234/1-b-l bendine muhalefet edilmesi,
2. Sanık ...'ün eyleminin suç tarihi itibarıyla ele geçirilen kaçak sigaralar yönünden 4733 sayılı Yasanın 8/4, kaçak akaryakıt yönünden ise 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinde düzenlenen suçları oluşturacağı ve ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği ancak; 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasalar ile değişik 5607 sayılı Yasa hükümleri ile 5237 sayılı TCK'nun 44. maddesinde düzenlenen "fikri içtima" hükümleri gereğince her iki eylemin tek suç kapsamında olacağı, buna göre eylemin kül halinde suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında olduğu ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6455, 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22 ve 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3. Olay tutanağına göre ...'ün işletmekte olduğu bakkal dükkanında yapılan aramada, sanık ...'ün de iş yerinde bulunduğu, ele geçen tıbbi malzemelerin kendisine ait olduğunu, benzini kendi aracında kullanmak için bulundurduğunu beyan ettiği, diğer sanık ...'nin ise, bakkalı asıl işletenin kendisi olduğunu, babası olan ...'ün, kendisine yardımcı olmak için sabahları dükkanı açtığını, olay günü rahatsız olduğu için iş yerinde bulunmadığını beyan ettiği olayda; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçu birlikte işledikleri gözetilmeksizin sanıklar ... ve ...'ün mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören EPDK vekili, ... vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.