MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/185 E., 2021/142 K.
SUÇ : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2019/187 E., 2020/110 K. sayılı kararı ile sanığın, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/185 E., 2021/142 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun, mahkûmiyet hükmü beraate çevrilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığına, iş yerinde açıkta bulunan eşyaların sanık tarafından rızaen teslim edildiğine, delillerin hukuka uygun olduğuna, sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararının onanması yerine sanığın beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan iş yerinde açıkta ve gözle görülür şekildeki bilgisayar ekranı, not kağıdı ve paraların kolluk görevlilerine sanık tarafından rıza ile teslim edildiği, kolluk görevlilerinin bu işleminin gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma anlamına gelen arama olarak değerlendirilemeyeceği, kolluk görevlilerince gerçekleştirilen işlemlere yönelik sanığın bir itirazının bulunmadığı, özel hayatın gizliliği (Anayasa madde 20) konut/iş yeri dokunulmazlığının ihlali (Anayasa madde 21) ve mülkiyet hakkının (Anayasa madde 35) özü ile bağdaşmayan ve keyfî muamelelere karşı öngörülen usuli teminatları etkisiz kılacak biçimde ve hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı bir teslim olgusu da söz konusu olmadığından, suçun delili ve konusunu oluşturan, açıkta ve gözle görülür şekildeki eşyaların rıza ile muhafaza altına alınmasına yönelik yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle yapılan işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 119/4. maddesi uyarınca o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişinin hazır bulundurulmasını da gerektirmediğinden ele geçirilen eşyaların hukuka uygun yöntem ile elde edildiği, bu şekilde elde edilen bilgisayar üzerinde İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme üzerine düzenlenen raporda sanığın bahse konu iş yerinde 7258 sayılı Kanun'a aykırı biçimde bahis oynattığını gösteren çok sayıda bulguya ulaşıldığı ve sanığa isnat olunan suçun sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/185 E., 2021/142 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 7258 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine beraate ilişkin kararın onanması yerine aramanın hukuka uygun olduğu
ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekçesiyle bozulması yönündeki sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş ayrılığı, iş yerinde ve bilgisayarda arama ve el koyma işleminin 5271 sayılı CMK.nun 1 19... . maddesine uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Temyiz incelemesi yapılan bu dosyada, istihbari bilgiye istinaden arama kararı alınmaksızın sanığın iş yerine girildiği, polisleri gören sanığın bilgisayarı kapattığı, masanın üzerindeki 855,00 TL para, bir adet not kağıdı ile iki adet hard disk muhafaza altına alınmış, iş yerinde başkaca da bir suç unsuru bulunmamış, hard diskler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde değişik tarihlerde çok sayıda yurt dışı kaynaklı bahis oynatıldığı tespit edilmiş, 7258 sayılı Yasanın 5-a maddesinden cezalandırılmaları için dava açılmıştır.
Dosyada bulunun 23.12.2018 tarihli tutanaktan, istihbari bilgiye istinaden arama kararı alınmaksızın iş yerine girildiği, masanın üzerindeki 855,00 TL para, bir adet not kağıdı ile iki adet hard diskin muhafaza altına alındığı anlaşılmaktadır.
Kolluk istihbari bilgi aldıktan sonra yetkili makamlardan iş yeri için CMK.nun 119. maddesine uygun arama kararı almadığı gibi bilgisayar, bilgisayar proğramları ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma için de CMK.nun 134. maddesine uygun karar almadığı dosyada sabittir. Bu duruma göre delillerin elde ediliş biçimi üzerinde durulmalı, hukuka aykırı olup olmadığı tartışılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 38, CMK’nun 148. maddeleri uyarınca yasak olarak elde edilen delillere dayanılarak hüküm kurulamaz. CMK’nun 206. maddesine göre de, kanuna aykırı şekilde elde edilen deliller reddolunmalı, 217. madde gereğince hukuka uygun şekilde elde edilen delillere dayanılarak karar verilmelidir. Ayrıca CMK’nun 230/1-b maddesinde, hükme esas alınmayan hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin mahkumiyet kararının gerekçesinde gösterilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağından kolluk görevlilerinin, suçun ortaya çıkarılmasına yönelik faaliyetleri sırasında Anayasa ve AİHS'nde kabul edilen ilkelere uygun davranmaları, bireylerin haklarını ihlal etmemeleri zorunludur. Kolluk görevlilerinin usulüne uygun arama kararı olmadan yaptıkları arama sonucu bilgisayar hard disklerine elkoyulmuş olup, elde edilen delil hukuka aykırıdır. İş yerinde arama yapılıp bilgisayar hard disklerine el konulduktan sonra mahkemeden CMK.nun 134 maddesi uyarınca alınmış bir kararın da işlemin başında işyerinde CMK.nun 119 uncu maddesine uygun bir karar alınmaması karşısında hukuka uygunluğundan bahsedilemeyecektir. Açıkta oynanmış bir kupon da bulunmamaktadır. Sanığın sonrasında suçu kabulü hukuka aykırı elde edilen delili yasal hale getirmeyecektir. Kaldı ki zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir.
Tüm bu anlatılanlar ve dosya kapsamına göre, sanığa ait iş yeri ve bilgisayarlar üzerinde arama yapılabilmesi için CMK.nun 1 19... . maddelerine uygun mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni de bulunmaması, açıkta oynanmış bir kuponun da olmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşya ve bilgisayardaki suça konu bilgilerin yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı CMUK'nun 206/2-a, 217/2, 230/1 inci madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak hüküm kurulamayacağından, bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin beraate ilişkin kararının onanması yerine, aramanın hukuka uygun olduğu ve sanığın cezalandırılması yönündeki sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 23.02.2026