MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/380 E. 2022/206 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İnceleme;
O yer Cumhuriyet savcısının 10.02.2022 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 18.02.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanığın Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İnceleme;
Olay tutanağına göre, suç tarihinde .......... Hudut Karakolu sorumluluk sahasında kule nöbetçilerinin gözetleme faaliyeti esnasında siyasi sınıra yirmi metre mesafede .............. kenarında sanığın motosiklete yükleme yaptığının görülmesi üzerine mobil yol kontrolü ekipleri olay yerine sevk edildiği, sanığa yapılan dur ikazı sonrası sanığın kullandığı plakasız motosiklet ve üzerine yüklenmiş iki adet bidon içerisinde marker seviyesi geçersiz olduğu tespit edilen 120 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği şeklinde tutanak altına alınan olayda, eylem bir bütün olarak değerlendirilerek motosiklet yönünden mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, dosya kapsamına göre sanığın suçta kullandığı motosikletin 31... plakalı ve ............ adına tescil kaydı olduğunun tespit edildiği, böylelikle sanığın suçta kullandığı motosikletin bizatihi kaçakçılık suçunun konusunu oluşturmayacağı cihetle, suça konu 120 litre kaçak akaryakıt yönünden ise sanığın akaryakıtı kişisel kullanım için bulundurduğu yönünde bir savunmasının bulunmaması nedeniyle, ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında;
Suç tarihi ve ele geçen 120 litre kaçak akaryakıtın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda usulüne uygun ihtarat yapılan sanığa, cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.