MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/524 E. 2022/339 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebinin ... kaçağı eşya ve nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiği ile sınırlı olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
İddianamede talep bulunmadığı gibi Mahkemece bu hususta bir karar da verilmediği gözetilerek katılan ... İdaresi vekilinin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracına yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç konusu 6000 karton sigaranın miktar ve değeri gözetildiğinde, cezanın hakça oranda alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, sanık hakkında hükmedilen cezanın alt sınırdan belirlenerek eksik ceza tayini,
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/10-son maddesi gereğince artırım yapılırken, uygulama maddesi olarak 5607 sayılı Kanun'un 3/10-son maddesi yerine, aynı Kanun'un 3/10. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3.Suça konu kaçak sigara yönünden dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında ... İdaresi tarafından hesaplanan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit (KEMT) Varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 60.000TL, gümrüklenmiş değerin 423.299,04 TL olduğu kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 66.000TL gümrüklenmiş değerinin 202.519,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik çelişki giderilerek, yeniden tespit edilecek CIF değer üzerinden ... İdaresince hesaplanacak gümrüklenmiş değer tutarına göre 5607 sayılı Kanun'un 5/2. ve aynı Kanun'un 3/23. madde hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.12.2015, iddianame düzenleme tarihinin 07.12.2015 olduğu,
Sanık hakkında istinaf kararı ile kesinleşen Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/822 Esas, 2018/458 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.02.2016 olduğu, Adana 41. Asliye Ceza Mahkemesinin derdest olan 2024/210 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 20.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.03.2017 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Suça konu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı
Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.