MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/82 E., 2021/525 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
03.01.2015 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 03.01.2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu
olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak
1. Sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında, adlî para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi ve 10 ay hapis cezasının doğrudan 6.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesi suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/3. maddesine aykırı davranılması,
2.Ele geçen ve müsaderesi talep edilen tüm kaçak eşya hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan ... İdaresinin Mahkemece katılmasına karar verildiği halde karar tarihi itibarıyla lehine 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... İdaresine verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenle, katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (11.) bendindeki "TCK 50/1-a" ifadesinin çıkarılarak yerine gelmek üzere "10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi gereğince adlî para cezasına çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesi gereğince adlî para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 300 tam gün olarak belirlenmesine " ibaresinin eklenmesi, hükmün (15.) bendinin çıkartılması ve yerine "Ele geçen ve müsaderesi talep edilen tüm kaçak eşya hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine," ifadesinin eklenmesi, hüküm fıkrasına ''Katılan ... İdaresi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 4.080,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... İdaresine verilmesine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.